Bir varlığı, olayı ya da düşünceyi olduğundan daha büyük (ya da küçük) gösterme sanatıdır. Mübalağa, günlük yaşamda sıkça başvurulan bir anlatım yoludur. Mizah (gülmece) yazarları, insanları kusurlu yanlarını belli bir abartma ölçüsüyle ortaya koyarlar.
Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz.
Kaygusuz Abdal'ın bu dörtlüğünde, sekiz kişinin ateş yakmasına karşın kazın pişmeyişi abartmalı bir biçimde anlatılarak mübalağa sanatı yapılmaktadır.
9. TEKRİR (TEKRAR, YİNELEME)
Söze güç kazandırmak için, belli sözcüklerin düzyazıda ya da şiirde yineleme sanatıdır.
Örnek:
Vur, aşkın ve Hak'kın zaferi için
Vur, senden bak dünya bunu istiyor;
Bu dizelerde, "Vur" sözcükleri yinelenerek "vurmak" eylemi anlamca güçlendirilmiş, tekrir sanatı yapılmıştır.
10. NİDA (SESLEME)
Söze söyleyişle (nazım ve nesirde) coşku katmak için ünlem görevli sözcükleri sıkça kullanmaktır. İlk bakışta tekrir sanatına benziyor. İşlevsel olarak tamamen farklıdır. Nida ya yalnız ünlem ve seslenme sözcükleri kullanır. Tekrir de ise her sözcük kullanılabilir.
Örnek:
Sen ey Kars'lar, Antep'ler, Erzurum'lar, Maraş'lar
Dördünden bir ikisi şehit düşen kardaşlar
Ey zeybekler, seymenler, dadaşlar diyarı hey!
11. İSTİFHAM (SORU SANATI)
Duygu ve düşüncelerin daha etkili olabilmesi için soru biçiminde anlatımdan yararlanma sanatıdır. Amaç soru sormak değil, okuyucunun dikkatini devamlı kılmaktır. İlk bakışta tecahül-i Arif sanatına benzerse de birbirinden apayrı sanattır.
Örnek:
Beni candan usandırdı cefadan yar usanmaz mı
Felekler yandı ahımdan muradım şemi yanmaz mı
Benim de mi düşüncelerim olacaktı
Ben de mi böyle uykusuz kalacaktım,
Sessiz, sedasız mı olacaktım böyle?
12. RÜCU (CAYMA, VAZGEÇME)
Önceden söylenen sözden cayma ya da birbiriyle çelişir görünen düşünceleri ileri sürmektir. Rücu sanatına önceki söylenenlerden vazgeçmek anlamı yoktur, tersine önceki söylenenleri geliştirme amacı vardır.
Örnek:
Erbab-ı teşaür çoğalıp şair azaldı
Yok öyle değil şairin ancak adı kaldı
(Erbab-ı Teşaür Şiirle uğraşanlar)
Ferda senin, dedim beni alkışladın
Senin değil ferda sana vediadır. (emanet)
13. TERDİD (BEKLENMEZLİK)
Bir olayı, bir düşünceyi beklenmedik bir biçimde sonuçlandırarak okuyucuyu şaşırtmayı amaçlayan bir sanattır.
Örnek:
Dişin mi ağrıyor?
Çek kurtul
Başınmı ağrıyor?
Bir çeyreğe iki aspirin
Verem misin?
Üzülme onunda çaresi var
Ölür gidersin!
14. KAT'I (KESİŞ)
Anlamın daha da etkili olması için sözü yarıda kesme sanatıdır.
Örnek:
Gün, öylesine güzel ki!
Öylesine güzel ki dünya
Yaşadıkça
Akşam öylesine güzel ki!
Öylesine güzel ki akşamda ay
Ayda kadın…
15. SEHL-İ MÜMTENİ
İlk bakışta kolay gibi görünen, ama benzeri söylenmeye çalıştığı zaman ne kadar güç olduğu anlaşılan yalın anlatımlara denir.
Örnek:
Ete kemiğe büründüm
Yunus diye göründüm
Beni bende demen bende değilim
Bir ben vardır bende benden içeri
16. AKİS
Cümle ya da dizedeki söz sırasının bir öncekinin tersi olarak düzenlenip tekrarlama sanatıdır.
Örnek:
Yaşamak için yemeli
Yemek için yaşamamalı
İzmrin denizi kız, kızı deniz
Sokakları hem kız, hem deniz kokar…